su forumu 15-16-17 ekim 2010

danslı hes protestosu

danslı hes protestosu

gdo'ya hayır balonları

Bu Blogda Ara

27 Ekim 2009 Salı

GDO’LAR BEBEKLERE YASAK, ANNE BABAYA SERBEST!

Sevgili platformumun basın açıklamasını iletiyorum. Maalesef dün akşamki toplantıya katılamadım, İslam fıkıh uzmanlarından Mehmet Çelen ile görüşmem vardı, daha önce randevu gününü 2 defa değiştirdiğim için GDO toplantısının pazartesi yapılacağını öğrenince tekrar değiştirmeye yüzüm tutmadı.Neyse, 2 saat kadar konuştuk, sonuç itibariyle GDO larla ilgili şu görüşe ulaştım. Mayıs 2009'da yapılan Türkiye Helal Standartları çalışmasında alınmıştır.
Prof.Dr.Hayrettin Karaman, Mehmet Çelen, Ali Rıza Temel, Prof.Dr.Yusuf Ziya Kavakçı ortak çalışma ürünü. Mehmet bey broşür vs. yazılarda kullanabilirsiniz dedi.

22. GDO’lu (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) Maddeler:
Maddelerin DNA’sını değiştirerek elde edilen yeni durum için, tıp otoriteleri tarafından tartışmalar henüz tamamlanmış değildir. Devletler de bu konuda kendi vatandaşlarının sağlığını düşünerek kararlar vereceklerdir. Şimdiden Avrupa’da bir kısım devletler, GDO’lu maddeleri yasaklamaya başladılar.

Bu konuyla ilgili olarak tıp ilminin açık ve kesin delillerle kabulü veya reddi, bu verilere dayanarak devletlerin yasaklamaları gerçekleştiğinde, zararları ve boyutları belli olan maddeler üzerinde, o zaman kesin hükümler verilir. Şu anki durumları itibariyle meşbuh/şüpheli kabul edilir.

Yani Mehmet bey diyor ki, şu an itibariyle GDO lu ürünler hakkında kesin deliller olmadığı için bu konu şüphelidir. Deliller kesinleşince karar verebiliriz diyor. Hatta helal sertifika şirketi Gimdes hakkında olumsuz bir görüş vermişler, Gimdes tutuşmuş, şimdi başka fıkıh uzmanları arıyorlarmış. Yoksa bu camiada da Selim Çetiner'ler var? "Peki tüketici olarak ben kime güveneceğim" dedim, "kime inanıyorsanız ona" dedi.

İşin sonu yine güvene dayanıyor. Gıda maddelerimi bildiğim,tanıdığım insanlardan almaktan başka çare yok.Gıda çemberlerini bu nedenle çok önemli buluyorum. yakın çevrede bir gıda topluluğu oluşturup, ihtiyaçları yerel ve tanıdık, güvenilir üreticilerden almak, asla marketlere uğramamak. Birlikte neler yapabiliriz diye konuştuğumuzda, Gıda Hareketi'nden Orhan Demir'le görüşmemi tavsiye etti. Hilal TV'den Zahide Ülkü Bakiler de bu gruptaymış. program yapabilir dedi.İstersek platformun yapacağı seminerlere katılabileceğini söyledi, bu konuda gayret gösteren herkese teşekkür ve selamlarını iletti.
Platformdan Fevzi,Ayfer,Kadir ve Ayşen Eren'in de dediği gibi EYLEM yapılmalı. Eylem planı belli oluncaya kadar bireysel mücadeleye devam....

GDO’LAR BEBEKLERE YASAK, ANNE BABAYA SERBEST!

Cartegena Biyogüvenlik Protokolü’ne taraf olan ve Meclisinde kabul eden Türkiye, son derece yaşamsal öneme sahip bir konuda gerekli yasal düzenlemeyi yaparak Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nı çıkarmak yerine bir yönetmelikle GDO’ların ve ürünlerinin ülkemize girmesini meşru kılmıştır.

26 Ekim 2009 tarih, 27388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmeliğin insan yaşamı ve sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, tüketici çıkarları ve çevrenin en üst düzeyde korunması amacıyla hazırlandığı belirtilmesine karşın, getirilen düzenleme bunları sağlamaktan çok uzaktır.

GDO’ların insan sağlığı üzerine etkileri konusunda bugüne kadar yeterli araştırmalar yapılmamışken, hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri üniversite raporları ile ortaya konurken, biyoçeşitliliği yok edici etkileri pek çok araştırma ile ispatlanmışken yasa yerine bir yönetmelik çıkarılarak bu olumsuzlukların giderilebilmesinin sağlanması mümkün değildir! Bu bağlamda tüketici sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak görevi ve söz konusu gıda ve yemi piyasadan geri çekme zorunluluğunun “işletmeciye” bırakılması bu endişemizi haklı çıkarmaktadır!

GDO’lu ürünlerin bebekler için yasak, ancak anne ve babalar için serbest bırakılması toplum sağlığını ciddi tehlikeye atmaktadır. GDO’lar zararlı ve bu nedenle bebeklere yedirilmeyecek ise onu emziren ya da hamileliği esnasında karnında taşıyan annesine neden yedirilmektedir? Şayet GDO’ların hiçbir sağlık riski yok ise bebekler için neden yasaklanmıştır? GDO’ların hayvan denekler üzerinde yapılan denemelerde kan yapısını bozduğu, bağışıklık sistemini çökerttiği, sinir sistemini tahrip ettiği, organlarda küçülme meydana getirdiği ve sonraki nesillerde üreme yeteneğini bitirdiği bilimsel raporlarla kanıtlanmış durumdadır.

GDO’lu ürünlerde antibiyotik direnç geni kullanıldığı ve bunun da insan ve hayvan sağlığı açısından son derece zararlı olduğunu ülkemizde GDO’ya Hayır Platformu olarak yıllardır ifade ederken, biyoteknoloji lobileri ve onların temsilcileri bu ürünlerin hiçbir riski olmadığını söylemektedirler. Söz konusu yönetmelikte bu tür genleri içeren GDO ve ürünlerinin ülkemize sokulması ve piyasaya sunulmasının yasaklanmış olması platformumuzun bir başarısıdır, bu sonuç konuyla ilgili iddialarımızın ne denli doğru olduğunu göstermektedir.

Getirilen düzenlemeyle “GDO’suz ürünlerin etiketinde ürünün GDO’suz olduğuna dair ifadelerin bulunmayacağının” belirtilmesi, düzenlemenin son derece taraflı ve yönetmeliğin kapsamı dışında olan bir uygulamadır. Hatırlanacağı gibi, Amerika’da bir biyoteknoloji şirketi, ürünlerine “GDO bulunmamaktadır” yazan bir firmayı dava ederek kendi satışlarını düşürmekle suçlamış, bu uygulamanın yaygınlaşması için lobi faaliyetleri başlatılmıştır. Bu açıdan çıkarılan yönetmelik, ülkemizde bu uygulamanın doğrudan kabul edilmesi insan, hayvan ve çevre sağlığından çok biyoteknoloji şirketlerinin çıkarlarının kolladığını göstermektedir.

GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların ve ürünlerinin de GDO’lu sayılması ve dolayısıyla etiketlenmesine ilişkin hiçbir maddenin yönetmelikte yer almaması da insan sağlığının hiçe sayıldığının en büyük göstergelerinden biridir!

Türkiye’nin hiçbir GDO’ya ve ürününe gereksinimi yoktur! GDO’lar açlığa çare değildir! Biyolojik çeşitlilik üzerine büyük bir tehdittir! GDO’lar tarım ilacı kullanımını artırarak hem toprağı hem de içme sularımızı zehirlemektedir! Ayrıca daha fazla kullanılan bu tarım ilaçlarını insan ve hayvan organizmalarına girmektedir! Çiftçileri dev biyoteknoloji şirketlerine bağımlı kılmaktadır!

GDO’ya Hayır Platformu insan, hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden, kapitalist sömürü düzeninin gıda egemenliği üzerine kurgulanmış biçimi olan, sadece birkaç şirketin para kazanması için tüm bir insanlığın ve doğanın gözden çıkarıldığı GDO’lara karşı vereceği mücadelesini bundan sonra sokaklara, evlere, okullara, işyerlerine taşıyarak devam ettirecektir! Mücadelemiz başarıya ulaşıncaya, GDO’ları coğrafyamızdan atıncaya kadar devam edecektir!


GDO’YA HAYIR PLATFORMU

Ayrıca Ali Ekber Yıldırım’ın yazısı http://www.tarimdunyasi.net/?p=372#more-372

Hiç yorum yok: