su forumu 15-16-17 ekim 2010

danslı hes protestosu

danslı hes protestosu

gdo'ya hayır balonları

Bu Blogda Ara

5 Eylül 2008 Cuma

23-30 Ağustos kooperatif çalışmaları ve Dağ Kampı




23-24 ağustos çalışmaları bitince Dağ Kampına gittik, benim ilk çadır tecrübem, neyseki yolu Albayın karavanı ile aldık. herşeyi baştan yazacağıma İsmail'in ekoköy gruplarına ilettiği mesajı kopyalıyorum buraya :)


Dağ kampını kutlamalar, tartışmalar,farkındalıklarla yapıp İmece Evini Kooperatife dönüştürme kararı ile bitirip evimize döndük!http://picasaweb.google.com/imeceevi.etkinlikler/DaKamp

11 can ile Kazdağına çıktık.Üç gece dağın yüreğinde dere kenarında yaptığımız kampta
amacımız sürdürülür ekonomiyi hedefimiz olan ekoköye nasıl uygun hale getiririzi konuşup
hangi biçimde örgütlenebilirizi konuşmaktı!
Hem detayları konuştuk hemde ilk kurucuların özelliklerini öz eleştirimizi yaparak konuştuk.
Birbirimizi daha yakından tanıdık.
Birbirimizi daha yakından tanıdıkça heyecanımız coşkumuz ve kararlılığımız daha da arttı ::-)

Doğada yaşamın inceliklerini en iyi yabanda farkedebiliriz dedik!
Hem klasik dağcılık bilgisi hemde "Gökkuşağı buluşması" kurallarının uygulandığı kampta 7 oturum yaptık.
20-25 saat arası toplantı maratonu gerçekleştirdik.
Picasadaki fotoğraflarda göreceğiniz gibi genellikle "sezar-kleopatra" düzenini tercih ettik.
İmecedeki yeme düzenimize aykırı olarak çok az yiyecekle gidip beslenmeyi dağımızdan çıkardık.
Yürüyüşlerde bol bol fındık,kuşburnu,böğürtlen yedik.Topladığımız nane ve adaçayını içtik.
Derede ve şelalelerde temizlendik,arındık ::-)

Kaynaktan suyumuzu içip tabaklarımızı toprakla temizledik,dereyi yağ ile kirletmedik.
Dere içlerinde yürüyüşler yapıp Karaçam,kestane ve fındıkların gölgesinde birebir sohbetler ettik.
Gece üşüdük uyku tulumuna girdik.

Çobanlar hergün sürüleri ile gelip çayımızı içti.En son yangını beraber söndürdüğümüz "Orman Şefi" ve "matrahçılar" ziyaretimize geldi. Orman üzerine ve bölge üzerine sohbetler ettik.

Tek tek cümleleri,kelimeleri not ettik.Ortaya bir "vizyon" ve "yol haritası" çıkardık.
Aramızda görev dağıtımı yaptık,yapıyoruz.
2009 yılındada deniz kenarındaki mevcut yerimizi işletmeye devam etmeye karar verdik.
Ekim,Kasım ayında hem Kooperatifi kurup hemde arazimizi almaya karar verdik.
Kış boyunca İmece Evinin deniz kenarındaki işletmesini en etkin bir biçimde ürün üretimleri ve atölye çalışmaları ile kamp organizasyonları ile sürdürürken dağdaki arazimizin "ekolojik yaşama ve ekoköye" uygun bir şekilde yerleşim planını,tasarımını yapmaya karar verdik.
Baharın gelmesi ile beraber plana uygun "taş,kerpiç,saman,cam,ponza,ahşap" inşaatlarımızı yapmaya karar verdik.
2009 yazında hem deniz kenarında hemde dağda aynı zamanda yaşamı sürdürmeye ve paylaşmaya karar verdik.
Tüm bu çalışmalarımızı İmece Evinin kuruluşundan beri yaptığımız gibi isteyen,hazır ve açık insanlarla paylaşmaya devam etmeye karar verdik.

Vizyonumuzu "Kooperatifin tüzüğüne" uyarlamaya başladık.
En kısa zamanda sizinde parçası olabileceğiniz bir yapıyı oluşturarak tüzüğümüzü paylaşıma açacağız.

Şimdi bir yandan tüzüğümüze son halini verirken diğer yandan İmece Evinde sürmekte olan "kışlık yiyeceklerimizi hazırlama atölyesi", diğer yandan "permakültüre giriş" seminerinin izleyip hem öğreniyor hemde sürecin tadını çıkarıyoruz.
Darısı başınıza.


.


bundan sonrası Tülay'a ait. efendim, İmece'den döndükten sonra şehirlerde ne kadar işe yaramaz olduğumuzu anladım. bütün gün ekran başında yazışmalarla vakit geçiriyoruz. ne doğan güneşi görüyoruz, ne de batarken aslında vaktimizin ne kadar azaldığını farkediyoruz. aslında hergün içinde yaşanması gereken ayrı bir dünya gibi, sürekli bir devinim içindeyiz çünkü. ileriye dönük planlar yapıyoruz elbet, yaşama amacımız olmalı tabii, ama saniyelerimizin ne kadarını yaşama amacımız için harcıyoruz? mevsimler geçiyor, çiçekler, ağaçlar değişiyor, ben onların hiçbirini görmüyorum. doğadan bu kadar kopuk yaşamak istemiyorum. ruhlarımız da birbirinden uzaklaştı, koptu. kimse karşısındakini dinlemeye zaman ayırmıyor, bazı zamanlarda ben bile, herkese yetişemiyorum ki... öyle çok insan var ki etrafta. bu kadar kalabalık olmak zorunda mıyız?


ekoköy projesinde bu yüzden varım. sistemin bana dayattıkları şekilde değil, kendi istediğim şekilde ve ihtiyacım olan şekilde yaşamak için. yol arkadaşlarımla daha çoook konuşacak, tartışacak, çalışacak ve sonunda huzura ereceğim.