bugün bloga gelen ilk yorumu okudum, öyle çok sevindim ki, bir kişiye bile ulaşmak ne güzel bişiymiş. Teşekkür ederim Başak. Başak, keşke daha çok yazsan diyor, e ben yaptıkça yazıyorum, daha çok şey yapmam lazım demek ki :) hem ağzım pek laf yapmaz, daha doğrusu çok konuşmayı sevmem. aynı olayı kimisi 10 cümle ile anlatır, ben 1 cümle ile. felsefemiz :walk the talk. bu blogda sade ve ekolojik yaşam yolunda neler yaptığımı anlatmaya çalışıyorum. nerden geldiğimi, hangi yollardan geçtiğimi görebilmek için. öyle çok şeyler oluyor ki, bazen kendim bile unutabiliyorum. bu arada başkalarına faydalı olabiliyorsam ne ala :)
bayramda İmeceevi'ne gidiyorum, vizyon tamamlanmak üzere. aman kardeşim, ne zormuş öyle herkes bi taraflarda, mail üzerinden vizyon yazmak. e kolay olsa herkes yapardı di mi? 'creating a life together' kitabını okudum, özet yapıp imece kooperatifi arkadaşlarıma anlatıcam, bu ara yoğun yani. haftada 2 gün kuran kursu, 1 gün dans kursu, 2 gün spor, 1 gün bana ve işlerime, 1 gün de aile ve arkadaşlarıma. zaman bitiyor. çok şükür dünyada varolma sebebimi biliyor ve yaşarken bunalmıyorum. yoruluyorum ama bunalmıyorum. halil cibran demiş ki: bu dünyada herkes zindanda, ama kiminin pencereleri var. biraz çalışıyım artık, mahşerde verilecek cevabımız olsun.
Not. www.surdurulebiliryasam.org çarş. günü sinema festivali başlıyor, salı akşamı açılışa davetliyim, ede grubunu seviyorum, faydalı işler yapıyorlar. festivalde biletler bedava :)
23 Kasım 2008 Pazar
15 Kasım 2008 Cumartesi
Satın Almama Günü


Bu konuda http://www.buynothingday.org/ veya adbusters sitesinden de bilgi edinebilirsiniz. Sade Yaşam Grubu olarak yarın Bahçelievler Mardirder'de bir seminer düzenledik, isterseniz seminerde sunacağım dokümanı size iletebilirim. Çünkü bendeniz bu konuda epeyi bir araştırma yaptım. Sağolsun Tüketiciler Birliği'ndeki dostlarım ve sevgili Nevin arkadaşımın da katkılarıyla özet bir sunum hazırladım. Hani 'aaa, ne güzel bir konu, ben de etrafımdakilere anlatayım' derseniz sunum hazır :) Ben buraya sadece SAG'nün hissettirdiklerini yazacağım:
illa reklamlardaki gibi yaşamak gerekmiyormuş!!! zihnime ilk düşen ilk cümle buydu. bugüne kadar beni kandırmışlar, daha doğrusu ben uyumuşum. mutlu olmak, mutlu yaşamak için kuaförden yeni çıkmış saçlara, modacıların son moda kreasyonlarına ve ayaklarımın küçük parmaklarını deforme eden ayakkabılara ihtiyacım yok. 2-3 katlı, duvarları hava aldığı söylenilen ama nedense benim hiç o havayı hissedemediğim boyalarla boyalı, merdivenleri ithal edilen granitle kaplı, yerleri Uzakdoğu'dan ithal edilen 'doğal' parkelerle döşeli (parke yapılmak için kesilen ağaçlar kaç yılda yerine geliyor, soran yok!), içi tıkış tıkış işime yaramayan eşyalarla dolu bir eve de ihtiyacım yok. inanamadım, evin zemin katı havuz olan siteler varmış, valla boyun fıtığım ilerlemesin diye haftada 2 kez yüzmeye çalışıyorum, yakındaki havuz gayet de güzel işimi görüyor. inşallah şu havuzlu evlerden olimpiyat şampiyonu yüzücüsü falan çıkar...
Konuyu dağıtmayayım, Adbusters küreselleşmeye muhalif bir dergi ve 60 milyonu aşkın destekçisi var. 1992 de Kanada'da reklamcı Ted Dave yaptığı işin anlamsızlığını farkediyor ve tüketim kültürüne karşı bir kampanya başlatıyor. 2007 de 65 ülkede kutlanan BND, 2002 yılında ülkemize Özgür ve Bilge dergisi tarafından tanıtılıyor ve Tüketiciler Birliği'nin (TB)desteğiyle kutlanıyor. Ne yazık ki, yeteri kadar duyulmamış, zira Açık Radyo'nun Adbusters dergisinden yetkili birisiyle geçen yıl yaptığı röportajda 'inşallah ülkemizde de kutlanır' falan diyorlardı. zaten kutlanıyor nev'inden mesaj attım ama geri dönüş olmadı. Neyse, Sade Yaşam Grubu olarak biz de destek veriyoruz SAG kutlamalarına, artık duymayan kalmaz :) Bu yıl 29 Kasım Cumartesi günü kutlanacak, biz de TB'nin organize edeceği faaliyetlere destek vereceğiz.
Birkaç slogan buldum kendimce: ALIŞVERİŞİ BIRAK, YAŞAMAYA BAK.
AZ ALIŞVERİŞ, ÇOK YAŞAM.
Bir de ingilizce bir afiş vardı, çok sevdim: COOK SOMETHING, SING SOMETHING, MAKE SOMETHING, SEW SOMETHING, BUILD SOMETHING, BUY NOTHING !!!
Tabii önemli olan bu günü sadece bilmek değil, tüm hayatımızda uygulamaya geçirmek.
illa reklamlardaki gibi yaşamak gerekmiyormuş!!! zihnime ilk düşen ilk cümle buydu. bugüne kadar beni kandırmışlar, daha doğrusu ben uyumuşum. mutlu olmak, mutlu yaşamak için kuaförden yeni çıkmış saçlara, modacıların son moda kreasyonlarına ve ayaklarımın küçük parmaklarını deforme eden ayakkabılara ihtiyacım yok. 2-3 katlı, duvarları hava aldığı söylenilen ama nedense benim hiç o havayı hissedemediğim boyalarla boyalı, merdivenleri ithal edilen granitle kaplı, yerleri Uzakdoğu'dan ithal edilen 'doğal' parkelerle döşeli (parke yapılmak için kesilen ağaçlar kaç yılda yerine geliyor, soran yok!), içi tıkış tıkış işime yaramayan eşyalarla dolu bir eve de ihtiyacım yok. inanamadım, evin zemin katı havuz olan siteler varmış, valla boyun fıtığım ilerlemesin diye haftada 2 kez yüzmeye çalışıyorum, yakındaki havuz gayet de güzel işimi görüyor. inşallah şu havuzlu evlerden olimpiyat şampiyonu yüzücüsü falan çıkar...
Konuyu dağıtmayayım, Adbusters küreselleşmeye muhalif bir dergi ve 60 milyonu aşkın destekçisi var. 1992 de Kanada'da reklamcı Ted Dave yaptığı işin anlamsızlığını farkediyor ve tüketim kültürüne karşı bir kampanya başlatıyor. 2007 de 65 ülkede kutlanan BND, 2002 yılında ülkemize Özgür ve Bilge dergisi tarafından tanıtılıyor ve Tüketiciler Birliği'nin (TB)desteğiyle kutlanıyor. Ne yazık ki, yeteri kadar duyulmamış, zira Açık Radyo'nun Adbusters dergisinden yetkili birisiyle geçen yıl yaptığı röportajda 'inşallah ülkemizde de kutlanır' falan diyorlardı. zaten kutlanıyor nev'inden mesaj attım ama geri dönüş olmadı. Neyse, Sade Yaşam Grubu olarak biz de destek veriyoruz SAG kutlamalarına, artık duymayan kalmaz :) Bu yıl 29 Kasım Cumartesi günü kutlanacak, biz de TB'nin organize edeceği faaliyetlere destek vereceğiz.
Birkaç slogan buldum kendimce: ALIŞVERİŞİ BIRAK, YAŞAMAYA BAK.
AZ ALIŞVERİŞ, ÇOK YAŞAM.
Bir de ingilizce bir afiş vardı, çok sevdim: COOK SOMETHING, SING SOMETHING, MAKE SOMETHING, SEW SOMETHING, BUILD SOMETHING, BUY NOTHING !!!
Tabii önemli olan bu günü sadece bilmek değil, tüm hayatımızda uygulamaya geçirmek.
6 Ekim 2008 Pazartesi
Ramazan Bayramı



Bu bayram tatlı yeğenlerimin bayram harçlıklarını mendil içinde vereyim dedim. Çocukken aldığım mendillerin haddi hesabı yok, içlerinden ne kadar çıkacak diye nasıl heyecanlanırdık :) İşte aynı heyecanı yeğenlerim de yaşasın istedim. 11 yaşında olan büyüğü pek önemsemedi, içindeki parayı aldı, mendili bir köşeye koydu, ama 3,5 yaşında olan küçüğe çok ilginç geldi, mendili açtı, katladı, paraları içine sardı, bütün gün oynadı durdu. 2 lafına çok güldük: mendili ilk aldığında ; 'Teyze, bu eşarp mı?' artık mendile alıştığında ise: 'Anne, artık benim cüzdana ihtiyacım yok, paralarımı mendile sarıcam'
Kalbimizle ruhumuzun bütünleştiği nice bayramlar dilerim.
5 Eylül 2008 Cuma
23-30 Ağustos kooperatif çalışmaları ve Dağ Kampı
23-24 ağustos çalışmaları bitince Dağ Kampına gittik, benim ilk çadır tecrübem, neyseki yolu Albayın karavanı ile aldık. herşeyi baştan yazacağıma İsmail'in ekoköy gruplarına ilettiği mesajı kopyalıyorum buraya :)
Dağ kampını kutlamalar, tartışmalar,farkındalıklarla yapıp İmece Evini Kooperatife dönüştürme kararı ile bitirip evimize döndük!http://picasaweb.google.com/imeceevi.etkinlikler/DaKamp
11 can ile Kazdağına çıktık.Üç gece dağın yüreğinde dere kenarında yaptığımız kampta
amacımız sürdürülür ekonomiyi hedefimiz olan ekoköye nasıl uygun hale getiririzi konuşup
hangi biçimde örgütlenebilirizi konuşmaktı!
Hem detayları konuştuk hemde ilk kurucuların özelliklerini öz eleştirimizi yaparak konuştuk.
Birbirimizi daha yakından tanıdık.
Birbirimizi daha yakından tanıdıkça heyecanımız coşkumuz ve kararlılığımız daha da arttı ::-)
Doğada yaşamın inceliklerini en iyi yabanda farkedebiliriz dedik!
Hem klasik dağcılık bilgisi hemde "Gökkuşağı buluşması" kurallarının uygulandığı kampta 7 oturum yaptık.
20-25 saat arası toplantı maratonu gerçekleştirdik.
Picasadaki fotoğraflarda göreceğiniz gibi genellikle "sezar-kleopatra" düzenini tercih ettik.
İmecedeki yeme düzenimize aykırı olarak çok az yiyecekle gidip beslenmeyi dağımızdan çıkardık.
Yürüyüşlerde bol bol fındık,kuşburnu,böğürtlen yedik.Topladığımız nane ve adaçayını içtik.
Derede ve şelalelerde temizlendik,arındık ::-)
Kaynaktan suyumuzu içip tabaklarımızı toprakla temizledik,dereyi yağ ile kirletmedik.
Dere içlerinde yürüyüşler yapıp Karaçam,kestane ve fındıkların gölgesinde birebir sohbetler ettik.
Gece üşüdük uyku tulumuna girdik.
Çobanlar hergün sürüleri ile gelip çayımızı içti.En son yangını beraber söndürdüğümüz "Orman Şefi" ve "matrahçılar" ziyaretimize geldi. Orman üzerine ve bölge üzerine sohbetler ettik.
Tek tek cümleleri,kelimeleri not ettik.Ortaya bir "vizyon" ve "yol haritası" çıkardık.
Aramızda görev dağıtımı yaptık,yapıyoruz.
2009 yılındada deniz kenarındaki mevcut yerimizi işletmeye devam etmeye karar verdik.
Ekim,Kasım ayında hem Kooperatifi kurup hemde arazimizi almaya karar verdik.
Kış boyunca İmece Evinin deniz kenarındaki işletmesini en etkin bir biçimde ürün üretimleri ve atölye çalışmaları ile kamp organizasyonları ile sürdürürken dağdaki arazimizin "ekolojik yaşama ve ekoköye" uygun bir şekilde yerleşim planını,tasarımını yapmaya karar verdik.
Baharın gelmesi ile beraber plana uygun "taş,kerpiç,saman,cam,ponza,ahşap" inşaatlarımızı yapmaya karar verdik.
2009 yazında hem deniz kenarında hemde dağda aynı zamanda yaşamı sürdürmeye ve paylaşmaya karar verdik.
Tüm bu çalışmalarımızı İmece Evinin kuruluşundan beri yaptığımız gibi isteyen,hazır ve açık insanlarla paylaşmaya devam etmeye karar verdik.
Vizyonumuzu "Kooperatifin tüzüğüne" uyarlamaya başladık.
En kısa zamanda sizinde parçası olabileceğiniz bir yapıyı oluşturarak tüzüğümüzü paylaşıma açacağız.
Şimdi bir yandan tüzüğümüze son halini verirken diğer yandan İmece Evinde sürmekte olan "kışlık yiyeceklerimizi hazırlama atölyesi", diğer yandan "permakültüre giriş" seminerinin izleyip hem öğreniyor hemde sürecin tadını çıkarıyoruz.
Darısı başınıza.
11 can ile Kazdağına çıktık.Üç gece dağın yüreğinde dere kenarında yaptığımız kampta
amacımız sürdürülür ekonomiyi hedefimiz olan ekoköye nasıl uygun hale getiririzi konuşup
hangi biçimde örgütlenebilirizi konuşmaktı!
Hem detayları konuştuk hemde ilk kurucuların özelliklerini öz eleştirimizi yaparak konuştuk.
Birbirimizi daha yakından tanıdık.
Birbirimizi daha yakından tanıdıkça heyecanımız coşkumuz ve kararlılığımız daha da arttı ::-)
Doğada yaşamın inceliklerini en iyi yabanda farkedebiliriz dedik!
Hem klasik dağcılık bilgisi hemde "Gökkuşağı buluşması" kurallarının uygulandığı kampta 7 oturum yaptık.
20-25 saat arası toplantı maratonu gerçekleştirdik.
Picasadaki fotoğraflarda göreceğiniz gibi genellikle "sezar-kleopatra" düzenini tercih ettik.
İmecedeki yeme düzenimize aykırı olarak çok az yiyecekle gidip beslenmeyi dağımızdan çıkardık.
Yürüyüşlerde bol bol fındık,kuşburnu,böğürtlen yedik.Topladığımız nane ve adaçayını içtik.
Derede ve şelalelerde temizlendik,arındık ::-)
Kaynaktan suyumuzu içip tabaklarımızı toprakla temizledik,dereyi yağ ile kirletmedik.
Dere içlerinde yürüyüşler yapıp Karaçam,kestane ve fındıkların gölgesinde birebir sohbetler ettik.
Gece üşüdük uyku tulumuna girdik.
Çobanlar hergün sürüleri ile gelip çayımızı içti.En son yangını beraber söndürdüğümüz "Orman Şefi" ve "matrahçılar" ziyaretimize geldi. Orman üzerine ve bölge üzerine sohbetler ettik.
Tek tek cümleleri,kelimeleri not ettik.Ortaya bir "vizyon" ve "yol haritası" çıkardık.
Aramızda görev dağıtımı yaptık,yapıyoruz.
2009 yılındada deniz kenarındaki mevcut yerimizi işletmeye devam etmeye karar verdik.
Ekim,Kasım ayında hem Kooperatifi kurup hemde arazimizi almaya karar verdik.
Kış boyunca İmece Evinin deniz kenarındaki işletmesini en etkin bir biçimde ürün üretimleri ve atölye çalışmaları ile kamp organizasyonları ile sürdürürken dağdaki arazimizin "ekolojik yaşama ve ekoköye" uygun bir şekilde yerleşim planını,tasarımını yapmaya karar verdik.
Baharın gelmesi ile beraber plana uygun "taş,kerpiç,saman,cam,ponza,ahşap" inşaatlarımızı yapmaya karar verdik.
2009 yazında hem deniz kenarında hemde dağda aynı zamanda yaşamı sürdürmeye ve paylaşmaya karar verdik.
Tüm bu çalışmalarımızı İmece Evinin kuruluşundan beri yaptığımız gibi isteyen,hazır ve açık insanlarla paylaşmaya devam etmeye karar verdik.
Vizyonumuzu "Kooperatifin tüzüğüne" uyarlamaya başladık.
En kısa zamanda sizinde parçası olabileceğiniz bir yapıyı oluşturarak tüzüğümüzü paylaşıma açacağız.
Şimdi bir yandan tüzüğümüze son halini verirken diğer yandan İmece Evinde sürmekte olan "kışlık yiyeceklerimizi hazırlama atölyesi", diğer yandan "permakültüre giriş" seminerinin izleyip hem öğreniyor hemde sürecin tadını çıkarıyoruz.
Darısı başınıza.
.
bundan sonrası Tülay'a ait. efendim, İmece'den döndükten sonra şehirlerde ne kadar işe yaramaz olduğumuzu anladım. bütün gün ekran başında yazışmalarla vakit geçiriyoruz. ne doğan güneşi görüyoruz, ne de batarken aslında vaktimizin ne kadar azaldığını farkediyoruz. aslında hergün içinde yaşanması gereken ayrı bir dünya gibi, sürekli bir devinim içindeyiz çünkü. ileriye dönük planlar yapıyoruz elbet, yaşama amacımız olmalı tabii, ama saniyelerimizin ne kadarını yaşama amacımız için harcıyoruz? mevsimler geçiyor, çiçekler, ağaçlar değişiyor, ben onların hiçbirini görmüyorum. doğadan bu kadar kopuk yaşamak istemiyorum. ruhlarımız da birbirinden uzaklaştı, koptu. kimse karşısındakini dinlemeye zaman ayırmıyor, bazı zamanlarda ben bile, herkese yetişemiyorum ki... öyle çok insan var ki etrafta. bu kadar kalabalık olmak zorunda mıyız?
ekoköy projesinde bu yüzden varım. sistemin bana dayattıkları şekilde değil, kendi istediğim şekilde ve ihtiyacım olan şekilde yaşamak için. yol arkadaşlarımla daha çoook konuşacak, tartışacak, çalışacak ve sonunda huzura ereceğim.
13 Ağustos 2008 Çarşamba
Ekoköyümüzü kurmaya doğru

Türkiye'de bir ekoköy kurulacaksa içinde olmak istedim ve yolculuk başladı, aslında yolculuk çok daha önce başlamıştı,ruhumda :)
imeeceevi'nden gelen çağrıyı iletiyorum.
Kazdağı Ekolojik Köy kurma girişimcileri buluşması;
23-24 Ağustos 2008-İmece Evi
İki aşamalı gerçekleşecek buluşmanın birincisinde Dünyada hızla gelişen birlikte yaşam örnekleri ve Türkiye-Kazdağı girişimi,amacı,hedefi netleştirilmeye çalışılacak.
Bununla ilgili gelinen aşama ve öneri taslağını www.imeceevi.org adresinden okuyabilirsiniz.
İkinci aşamayı ise Ekoköyü kurmak için önce ortak bir iş yapıp bağımsız ekonomik yapıyı İmece Evinin kurulu düzenini ortaklaştırarak başlamak isteyenler devam ettirecek. Yoğun olarak ekonominin konuşulacağı toplantıların amaçtan ve doğadan kopmasını engellemek için bu aşamanın Kazdağının ormanlarında,tepelerinde,çoban noktalarında geceleyerek Sarı Kıza yürüyerek sürmesi önerildi.Bu rotaya gene ikinci aşama katılımcıları karar verecek.
23 Ağustos-Cumartesi
08-12.00 Kahvaltı,kayıt,yerleşme,tanışma…
12-13.00 İmece Evi deneyimi, ekoköy hedefi İsmail Yenigün
14.00 Yemek
18-19.30 Oyun,sürdürülebir yaşam Ayla Seyhun
20-21.00 Yemek
21-23.00 Nasıl bir ekoköy? Dünya ekoköyleri Övgü Gökdağ
24 Ağustos-Pazar
08-10.00 Kahvaltı,serbest zaman
10-12.00 Nasıl bir ekoköy?Dünya kolektifleri Ünzile Tekin
14.00 Yemek
18-19.30 Nasıl bir ekoköy? Amaç-hedef yazımı Sibel Yüzbaş
20-21.00 Yemek
21-23.00 Nasıl bir ekoköy? Kişisel takvimler,planlar Tülay Ararat
25 Ağustos-Pazartesi
08-10.00 Kahvaltı ve ayrılışlar
10.00 İmece Evi işletmesini ortaklaştıracakların dağ kampına yolculuğu
28 Ağustos-Perşembe
İmece Evine dönüş,kararların yazılması.
Serbest zaman!
Evlere dönüş ve yola devam ::-)
23-24 Ağustos tarihlerinde konaklamak isteyenler koşulları
http://www.imeceevi.org/index.php?option=com_content&task=blogcategory&id=18&Itemid=30
adresini inceleyerek öğrenebilirsiniz.
25 Ağustos Kazdağı katılımcıları ise yanlarında çadır,uyku tulumu,soğuk için kıyafet almaları gerektiğini zaten biliyorlar!
Başlangıç kumanyasını İmece Evinden temin ettikten sonra gerekirse çobanlardan yiyecek desteği alarak günde iki öğün beslenerek, kaynak sularından sulanıp,derelerde temizlenerek hem ekoköy için önemli bir adım atılacak hem de gelecekte “Kazdağı sırt geçiş yürüyüşleri” için rota çizilmiş olacak!
Sadece 23-24 Ağustos için kayıtlarınızı imeceevi@gmail.com adresine e-posta gönderip yaptırmalısınız.Buluşma esnasında 2 yada 3 kişilik minik evciğinizi (Bungalow) başka bir katılımcıyla paylaşmak istemezseniz çadırınızı getirebilir ve 24’ünden sonra İmece Evinde konaklamaya devam edebilirisiniz.
Kazdağı Ekolojik Köy kurma girişimcileri buluşması;
23-24 Ağustos 2008-İmece Evi
İki aşamalı gerçekleşecek buluşmanın birincisinde Dünyada hızla gelişen birlikte yaşam örnekleri ve Türkiye-Kazdağı girişimi,amacı,hedefi netleştirilmeye çalışılacak.
Bununla ilgili gelinen aşama ve öneri taslağını www.imeceevi.org adresinden okuyabilirsiniz.
İkinci aşamayı ise Ekoköyü kurmak için önce ortak bir iş yapıp bağımsız ekonomik yapıyı İmece Evinin kurulu düzenini ortaklaştırarak başlamak isteyenler devam ettirecek. Yoğun olarak ekonominin konuşulacağı toplantıların amaçtan ve doğadan kopmasını engellemek için bu aşamanın Kazdağının ormanlarında,tepelerinde,çoban noktalarında geceleyerek Sarı Kıza yürüyerek sürmesi önerildi.Bu rotaya gene ikinci aşama katılımcıları karar verecek.
23 Ağustos-Cumartesi
08-12.00 Kahvaltı,kayıt,yerleşme,tanışma…
12-13.00 İmece Evi deneyimi, ekoköy hedefi İsmail Yenigün
14.00 Yemek
18-19.30 Oyun,sürdürülebir yaşam Ayla Seyhun
20-21.00 Yemek
21-23.00 Nasıl bir ekoköy? Dünya ekoköyleri Övgü Gökdağ
24 Ağustos-Pazar
08-10.00 Kahvaltı,serbest zaman
10-12.00 Nasıl bir ekoköy?Dünya kolektifleri Ünzile Tekin
14.00 Yemek
18-19.30 Nasıl bir ekoköy? Amaç-hedef yazımı Sibel Yüzbaş
20-21.00 Yemek
21-23.00 Nasıl bir ekoköy? Kişisel takvimler,planlar Tülay Ararat
25 Ağustos-Pazartesi
08-10.00 Kahvaltı ve ayrılışlar
10.00 İmece Evi işletmesini ortaklaştıracakların dağ kampına yolculuğu
28 Ağustos-Perşembe
İmece Evine dönüş,kararların yazılması.
Serbest zaman!
Evlere dönüş ve yola devam ::-)
23-24 Ağustos tarihlerinde konaklamak isteyenler koşulları
http://www.imeceevi.org/index.php?option=com_content&task=blogcategory&id=18&Itemid=30
adresini inceleyerek öğrenebilirsiniz.
25 Ağustos Kazdağı katılımcıları ise yanlarında çadır,uyku tulumu,soğuk için kıyafet almaları gerektiğini zaten biliyorlar!
Başlangıç kumanyasını İmece Evinden temin ettikten sonra gerekirse çobanlardan yiyecek desteği alarak günde iki öğün beslenerek, kaynak sularından sulanıp,derelerde temizlenerek hem ekoköy için önemli bir adım atılacak hem de gelecekte “Kazdağı sırt geçiş yürüyüşleri” için rota çizilmiş olacak!
Sadece 23-24 Ağustos için kayıtlarınızı imeceevi@gmail.com adresine e-posta gönderip yaptırmalısınız.Buluşma esnasında 2 yada 3 kişilik minik evciğinizi (Bungalow) başka bir katılımcıyla paylaşmak istemezseniz çadırınızı getirebilir ve 24’ünden sonra İmece Evinde konaklamaya devam edebilirisiniz.
1 Ağustos 2008 Cuma
ilk ekolojik tatilim ve sonrası
Aşağıdaki resimde seminer veren Victor Ananias, Buğday Yönetim kurulu Onursal başkanı, IFOAM ‘Tek Dünya’ ödülünü aldı ve bunlar hiç öneml değil aslında.
Önemli olan dediği : Barınak konusunda şöyle bişi söyledi Sayın Ananias: Zeytini görürsünüz ve içiniz,canınız onu ister. İncir de öyle, inciri görünce canınız onu yemek ister ve yiyince bir hoşluk olur içinizde. İşte barınak da öyle, görünce canınız istemeli onu....
Linkler www.imeceevi.com
Ha bir de NTV yeşil ekran da tv’ye çıktım, 5-12 temmuz arası Fethiye Yanıklar Köyünde Pastoral Vadi ‘de idim. Orası da bir ekolojik yaşam çiftliği.
Çok dinlendim, yenilendim ve eğlendim, herkese tavsiye ediyorum. Ordayken NTV yeşil ekran çekime geldi, beni şu linkten seyredebilirsin.
Hersabah 7 de kalkıp tarladaki otları temizledik, berabeer yemek yaptık, turşu yaptık, yerfıstığı ayıkladık, güldük,eğlendik, bir halk ozanı geldi, şarkılar, türküler söyledik.
http://www.ntvmsnbc.com/modules/habervideo/video.asp?CatID=37&VideoSearch=&NewsType=
bir de vatan gazetesinden mutlu tönbekici aradı, sessiz köşeler diye bir yazı yazıyormuş, pastoral vadide hiç müzik olmadığı için orayı da aradı, telefona ben çıktım, bilgi verdim. herşey odun ateşinde pişiyor,çay bile, çaylar bakır çaydanlıktan, valla çok güzeldi.
Fotoğrafçı Faruk Akbaş ile tanıştım, www.farukakbas.com
Haziranda semineri varmış pastoral vadide. Eylülde yine var, detaylar www.pastoralvadi.com ‘de
Ekolojik yaşam nedir, nasıl yaşanır, daha kaliteli ve doyurucu bir yaşam nasıl olur alan gibi şeylerle ilgileniyorsanız mutlaka görülmeli.
Önemli olan dediği : Barınak konusunda şöyle bişi söyledi Sayın Ananias: Zeytini görürsünüz ve içiniz,canınız onu ister. İncir de öyle, inciri görünce canınız onu yemek ister ve yiyince bir hoşluk olur içinizde. İşte barınak da öyle, görünce canınız istemeli onu....
Linkler www.imeceevi.com
Ha bir de NTV yeşil ekran da tv’ye çıktım, 5-12 temmuz arası Fethiye Yanıklar Köyünde Pastoral Vadi ‘de idim. Orası da bir ekolojik yaşam çiftliği.
Çok dinlendim, yenilendim ve eğlendim, herkese tavsiye ediyorum. Ordayken NTV yeşil ekran çekime geldi, beni şu linkten seyredebilirsin.
Hersabah 7 de kalkıp tarladaki otları temizledik, berabeer yemek yaptık, turşu yaptık, yerfıstığı ayıkladık, güldük,eğlendik, bir halk ozanı geldi, şarkılar, türküler söyledik.
http://www.ntvmsnbc.com/modules/habervideo/video.asp?CatID=37&VideoSearch=&NewsType=
bir de vatan gazetesinden mutlu tönbekici aradı, sessiz köşeler diye bir yazı yazıyormuş, pastoral vadide hiç müzik olmadığı için orayı da aradı, telefona ben çıktım, bilgi verdim. herşey odun ateşinde pişiyor,çay bile, çaylar bakır çaydanlıktan, valla çok güzeldi.
Fotoğrafçı Faruk Akbaş ile tanıştım, www.farukakbas.com
Haziranda semineri varmış pastoral vadide. Eylülde yine var, detaylar www.pastoralvadi.com ‘de
Ekolojik yaşam nedir, nasıl yaşanır, daha kaliteli ve doyurucu bir yaşam nasıl olur alan gibi şeylerle ilgileniyorsanız mutlaka görülmeli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
